
Puslu dağların, duru göllerin, heybetli ağaçların ve bin bir çiçeğin özündeki tüm sihirleri doğaya sunduğu bir orman düşleyin! İçinde sadece göl değil, deniz de olsun. Bir çiçek deniziyle örtünsün sonra, renk renk… Biri solarken rengini diğerine bırakan, ama toprağı hiç terk etmeyen… Böyle bir rüya âlemine gidelim mi sizinle? Sıradan bir hafta sonunu çocuksu bir sevince dönüştürelim ve yaza “merhaba” diyelim. Ruhumuzu ve bedenimizi iyiden iyiye ısıtan esrik güneşiyle mevsimin en güzel ışıltılarını böyle bir yerde hissedelim. Yanıtınız “evet”se, haydi o zaman istikametimiz İğneada…
Duruluğunu her daim koruyan Longoz Ormanları’nın derinliklerinde, bir çiçek denizinin göllere yansıyan bin bir rengini izlemek… “Yazın anlamı bu olsa gerek!” dedirtiyor bizlere… Dupnisa Mağarası’nın büyüleyici gizemine tanıklık ettikten sonra Edirne’ye uzanalım birlikte. Bir zamanlar “Balkanların merkezi” kabul edilen ve bir asra yakın süre Osmanlı’ya başkentlik yapan Edirne, başlı başına dev bir açık hava müzesi gibi... Bu çok katmanlı kültür şehri, Osmanlı’dan bu yana hat ve süsleme sanatlarının aktif olarak geliştirilip öğretildiği bir şehir olarak geleneklerine sahip çıkmaya devam ediyor.
Sahi, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği muhteşem Selimiye Camii’ni uzman rehberimiz eşliğinde gezmeye ne dersiniz? Edirne’nin, hatta Trakya’nın belki de dünyada en çok tanınan eseri olan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Selimiye Camii mimari tekniği ve olağanüstü işçiliğiyle gerçek bir şaheser. Sürprizler diyarı Edirne’de görülmeye değer yerler Selimiye Camii ile sınırlı değil. Osmanlı’dan günümüze ulaşan en eski yapılarından olan Eski Cami, her biri farklı tarzda yapılmış Üç Şerefeli Cami’nin yanı sıra, Sarayiçi Bölgesi, Beyazıt Külliyesi ve Sağlık Müzesi, Karaağaç ve Lozan Anıtı Edirne’nin mutlaka görülmesi gereken yerleri arasında.
Zarif bir mimarinin ve geleneksel yaşam biçimlerinin alabildiğine belirgin olduğu Edirne’de yaprak ciğerinden badem ezmesine yöresel lezzetlerin tadına bakıp, sevdiklerinize mis kokulu meyve sabunları alarak mevsimin renklerini ve dingin ruh hâlini yaşamak istemez miydiniz? Gelin, hayranlık uyandırıcı tarihi hikâyelerle dolu bu doğal ve kültürel zenginlikler havzasını birlikte keşfedelim.
1. GÜN 17 EYLÜL 2027, CUMA
İSTANBUL - İĞNEADA - LONGOZ ORMANLARI - DEMİRKÖY - DUPNİSA
Sabah 06.30’da Kadıköy Haldun Taner Sahnesi önünde ve 07.00’de Taksim AKM önünde misafirlerimizle buluşuyoruz. Araçta ikram edeceğimiz kahvaltılık eşliğinde yaklaşık üç buçuk saat sürecek yolculuğumuza başlıyoruz. İğneada’ya varışımızın ardından hava şartları uygun olduğu takdirde Longoz Ormanları’nda yürüyüş ile bitki örtüsü, büyük ağaç kökleri, dere yatakları, ağaç mantarları, ağaçkakan yuvaları gibi görülmeye değer görsellikteki doğal varlıkları görüyoruz. Yeryüzünde nadir görülen ve yeşilin her rengini barındıran, meşe ağacı ile örülmüş Longoz Ormanları’nda gürgen, palamut, kayın ağaçları eşliğinde yürüyerek keyifli vakitler geçiriyor, bu doğa harikası alanları fotoğraflayarak ölümsüzleştiriyoruz. Öğle yemeğimizi yerel bir restoranda almamızın ardından Beğendik Köyü’ne hareket ediyoruz. Köyü ziyaret ettikten sonra Demirköy’e hareket ediyoruz. Ziyaretimizin ardından yolumuzun üzerinde bulunan 2 bin 720 metre derinlikteki Dupnisa Mağarası’nıgeziyoruz. Yanımıza fenerlerimizi almayı unutmuyoruz ki mağaranın içindeki güzelliklerin ayrıntılarını rahatça görebilelim! Fotoğraflamak için harika güzellikte olan mağara, “kuru” ve “sulu” olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Mağara gezimizi tamamlamamızın ardından Edirne’ye doğru hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklamamız Edirne’de RYS Hotel’de gerçekleşecektir. https://www.ryshotel.com/
2. GÜN 18 EYLÜL 2027, CUMARTESİ
EDİRNE - KARAAĞAÇ - SARAY İÇİ - SELİMİYE
Otelimizde yapacağımız kahvaltı sonrası tur aracımızla buluşup, Edirne gezimize başlıyoruz. Edirne’nin anıtsal anlamda ilk Osmanlı yapısı olan Eski Cami, mimari tarih açısından istisnai bir eser olan Üç Şerefeli Cami ve Mimar Sinan’ın yapıtları arasında bir şaheser sayılan Selimiye Cami’yi ziyaret ediyoruz. Öğle yemeğimizi meşhur Edirne ciğerini tatma imkanı bulacağımız Ciğerci Niyazi Usta’da alacağız. Yemeğin ardından Saray içi, Beyazıt Külliyesi ve Sağlık Müzesi, Lozan Anıtı ve Meydanı ziyaret edeceğimiz yerler arasındadır. Ziyaretlerimizi tamamlamamızın otelimize dönüyoruz. Kısa bir dinlenmenin ardından akşam yemeğimizi Karaağaç’ta yerel bir restoranda alıyoruz.
3. GÜN 19 EYLÜL 2027, PAZAR
EDİRNE - TEKİRDAĞ - İSTANBUL
Sabah otelimizde alacağımız kalvaltının ardından çıkış işlemlerimizi tamamlayarak Tekirdağ’a hareket ediyoruz. Yaklaşık bir saat 30 dakikalık yolculuğun ardından Tekirdağ’a varıyoruz. İlk olarak Macar Bağımsızlık Hareketi’nin önderi Rakoczi'nin ikamet ettiği Rakoczi Müzesi'ni ziyaret edeceğiz. Öğle yemeğimizi yerel bir restoranda aldıktan sonra Mimar Sinan’ın bir başka eseri Rüstem Paşa Cami’yi ziyaret edeceğiz. Bu cami, 1553 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman'ın damadı Rüstem Paşa tarafından denize hâkim bir tepe üzerinde Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. Caminin yapımında kesme küfeki taşı kullanılmıştır. Ziyaretlerimizi tamamlamamızın ardından İstanbul’a dönüş yoluna başlıyoruz. Akşam saatlerinde İstanbul’a varıyor, bir başka “Hayal Tadında” gezimizde buluşmak üzere vedalaşıyoruz.







Bir tarih seçin; o tarihin programı, fiyatı ve rezervasyon adımları açılır.