









Yurt İçi · 2 gece 3 günGöbeklitepe tarih sahnesinde “devrim” niteliğinde bir keşif. UNESCO tarafından Dünya Geçici Kültür Mirası Listesi’ne alınan Göbeklitepe, tarih öncesi dönemlere dair bildiklerimizi sorgulatıp, bizlere insanlığın geçmişi ile ilgili yeni şeyler öğretirken, merak duygumuzu da kamçılıyor.
Göbeklitepe Stonehenge’den yaklaşık 6 bin, Mısır piramitlerinden ise yaklaşık 7 bin yıl daha eski. Geçmişi günümüzden 11 bin 600 yıl öncesine dayanan bu arkeolojik alan, doğru sandığımız birçok şeyin sorgulanmasına neden oluyor. Burada bulunan tapınma amaçlı törensel alana ait mimari kalıntılar ile hayvan ve bitki kabartmalarıyla süslü “T” şeklindeki dikili taşlar, âdeta göz kamaştırıyor. Hiçbir kentte görülmeyen ilklere sahip Şanlıurfa, efsanelerle örülü görkemli bir tarihe sahip. İlk kez “tek” yaratıcıya inanılan yer olduğu söylenen kent, pek çok peygamberin uğrak yeri olmuş. Kral Nemrut’un Hz. İbrahim’i ateşe attırdığı yer, inanışa göre bugünkü Balıklıgöl. İbrahim Peygamber’in doğduğu rivayet edilen mağara ise Mevlid-i Halil Camii’nin avlusunda saklı. Yaygın inanışa göre Âdem ve Havva, cennetten kovulduktan sonra geldikleri Urfa’da, yeryüzünün ilk nar ve gül fidanlarını burada dikmiş. Tüm semavi dinlerin mensupları için kutsal bir ziyaret yeri olan kente, Hz. İsa’nın hastalara şifa dağıtmak üzere geldiği de rivayetler arasında. Tarihi yerleşimlerin arasından geçip Eski Harran'a doğru ilerlerken bambaşka bir gezegene geldiğiniz hissine kapılabilirsiniz. Bir gündüz düşü ya da hayal değildir gördüğünüz: Kupkuru ovanın ortasında, karınca yuvalarını andıran kubbeli evler, uçsuz bucaksız sarı topraklar, pamuk ve başak tarlaları… Ve ancak düğünlerde ya da özel davetlerde rastlanabilecek pullu ve pırıltılı giysilerle gezinen Harranlı kadınlar… Kimi kez kendi coğrafyalarına kimi kez özlem duydukları büyük kentlerin o rengârenk dünyasına bürünürler. İşte o zaman Doğu masallarında anlatılan Eski Harran canlanır gözünüzde...
Şanlıurfa'da, Hazreti Musa'nın yaşadığı yer olarak rivayet edilen Soğmatar Tarihî Kenti, çok sayıdaki kaya mezarları, tanrı kabartmaları, gizemli yazıtları, kuyuları ve mağaralarıyla görenleri şaşırtıyor. Bu benzersiz turun hemen her anında olduğu gibi…
1.GÜN 08 MART 2027, PAZARTESİ
ŞANLIURFA - BALIKLIGÖL - URFA ÇARŞISI
İstanbul Havalimanı gidiş terminali 1 No’lu buluşma noktasında saat 06.00’te buluşuyoruz. Türk Hava Yolları’nın TK2242 sefer sayılı 07.30 uçuşu ile Şanlıurfa’ya hareket ediyoruz. Yaklaşık iki saat sürecek yolculuğumuzun ardından 09.25’de Şanlıurfa Havalimanı’na varıyoruz. Varışımız ardından Balıklıgöl’e gidiyoruz. Rızvaniye Camii revakında, Balıklıgöl’ün ve Hz. İbrahim’in öyküsünü dinledikten sonra, duvarında “Ey Ateş! İbrahim üzerine serin ve selamet ol!” ayetinin yer aldığı Halil-ur Rahman Camii’nin önünden göldeki balıkların fotoğrafını çekiyoruz. Ardından Hz. İbrahim’in doğduğu Mevlid-i Halil Mağarası’nı gördükten sonra çay/kahve molamızı Balıklı Göl’ün göl manzaralı otantik kahvehanelerinden birinde veriyoruz. Öğlen yemeğimizi yerel restoranda aldıktan sonra tarihi Urfa kentini gezmeyi sürdürüyoruz. Tarihi merkeze geliyor ve yürüyüş turumuzu yapıyoruz. Yürüyüşün ardından, Sipahi Pazarı’nda rengârenk dokumalarla karşılaşacağız. Behram Paşa tarafından yaptırılan tarihi Gümrük Hanı’nda yüzlerce yıllık çınar ağaçlarının gölgesinde otantik ortamda mırra ve çay eşliğinde dinleniyoruz. Dileyen misafirlerimize kente özgü hediyelik eşyaları almak için serbest zaman sunulacak. Serbest zamanın ardından şehir merkezindeki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğimizi yöresel yemeklerin sunulduğu yerel bir restoranda alacağız.
Konaklamamız Double Tree By Hilton Şanlıurfa‘da gerçekleşecektir. https://www.hilton.com/en/hotels/gnydtdi-doubletree-sanliurfa/
2.GÜN 09 MART 2027, SALI
KARAHANTEPE - SOĞMATAR - HARRAN
Kahvaltının ardından bir buçuk saatlik yolculuk yapıyor ve arkeoloji dünyasının son zamanlardaki en heyecan verici keşiflerinden birisi olan Karahantepe’ye gidiyoruz. Bu etkileyici ören yeri 2019 yılında kazılmaya başlandı. Burada ortaya çıkan buluntular, Göbeklitepe’de ortaya çıkan bilgileri tamamlayıcı nitelikte olmaya aday. Kazı alanını ve ortaya çıkan buluntuları gördükten sonra ve Soğmatar Tarihî Kenti’ne geçiyoruz. Buradaki “kült” yerinde Ay Tanrısı Sin'e tapınılan Pognon Mağarası’nın yanı sıra, yamaçlarında yer yer tanrı kabartmalarının ve zemine kazılmış yazıtların olduğu Kutsal Tepe ile altı adet kare ve yuvarlak planlı anıt mezar, iç kale ve ana kayaya oyulmuş çok sayıda kaya mezarı bulunuyor. Ardından Harran’a doğru hareket ediyoruz. “Yolların kesiştiği yer” anlamına gelen Harran’da, kent surlarında hâlâ ayakta duran Halep Kapısı bizi karşılıyor. Öğlen yemeğini Haran’da alıyoruz. Öğlen yemeğinin ardından, rengârenk giysileri içindeki güler yüzlü insanlarıyla yaşayan müze görünümündeki Harran’ın konik kubbeli evlerini geziyoruz. Harran Ulu Camii’ni ve İç Kale‘yi (Kale-Saray) görüyoruz. Harran’dan ayrılarak bir saatlik yolculuk yapıyor Şanlıurfa kent merkezine geliyoruz. Akşam yemeğini geleneksel “Sıra Gecesi” eşliğinde yerel bir restoranda alıyoruz. https://www.hilton.com/en/hotels/gnydtdi-doubletree-sanliurfa/
3. GÜN 10 MART 2027, ÇARŞAMBA
GÖBEKLİTEPE - ARKEOLOJİ MÜZESİ - ŞANLIURFA - İSTANBUL
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından erkenden aracımız ile hareket ediyoruz. Dünyanın bilinen en eski anıtı olan GÖBEKLİTEPE 2018 yılında Türkiye’den UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındı. Göbeklitepe ülkemizde UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınan 19 kültür varlığından biri. Bu ziyaretimizde günümüzden yaklaşık 12 bin yıl öncesine bir zaman yolculuğu gerçekleştiriyoruz. İnsanoğlunun yaptığı ilk tapınakları ve bu devasa kült alanı hep birlikte inceliyoruz. Göbeklitepe’de gerçekleştirdiğimiz gezimizin ardından bu özel ve önemli alanı fotoğraflıyoruz. Ziyaretten sonra Şanlıurfa’ya dönüyoruz. Öğle yemeğimizi yerel bir restoranda aldıktan sonra Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi‘ne gidiyoruz. Uzman rehberimizin detaylı anlatımları ile Atatürk ve Birecik Barajları kurtarma kazılarından, çevre yerleşimlerden ve Göbeklitepe’den gelen arkeolojik eserleri hep birlikte inceliyoruz. Hemen yanındaki Halepli Bahçe Mozaik Müzesi, sıradaki durağımız oluyor. Burada Amazon Tapınağı içerisinde yer alan Amazon kadınlarına ve büyük Yunan savaşçı Akhilleus’a adanan mozaikleri inceledikten sonra, müzenin en nadide parçası Orfeus Mozaiği’ni de görüyoruz. Uzun yıllar sonra doğduğu topraklara geri dönen bu nadide parçada, lir çalan Orfeus vahşi hayvanlarla birlikte canlandırılmış. Müze ziyaretimizin ardından Şanlıurfa Havalimanı’na doğru yola çıkıyoruz. Türk Hava Yolları’nın TK2247 sefer sayılı 20.25 uçuşu ile İstanbul’a hareket ediyoruz. Yaklaşık iki saat sürecek uçuşumuz sonrası saat 22.35’te İstanbul Havalimanı’na varıyor, başka bir “Hayal Tadında” gezimizde buluşmak üzere vedalaşıyoruz.








Yurt İçi
Yurt İçi
Yurt İçi
Yurt İçi